Konya'nın Açılış Sayfası
İletişim
İlçelerimiz
Selçuklu
Meram
Karatay
Ereğli
Çumra
Seydişehir
Beyşehir
Bozkır
Akşehir
Ilgın
Kulu
Cihanbeyli
Güneysınır
Sarayönü
Kadınhanı
Taşkent
Karapınar
Hadim
Altınekin
Akören
Doğanhisar
Halkapınar
Derbent
Çeltik
Tuzlukçu
Emirgazi
Derebucak
Hüyük
Yunak
Ahırlı
Yalıhüyük

   
                         GENÇLİK BİR ÜLKENİN NESİDİR?

       Bilişim ve internet ağı nedeniyle milli sınırların aşıldığı ve farklı kültürlerin birbiriyle benzeşmeye başladığı günümüzde pek çok ülke kendi kültürünü yaşatmanın ve gençliğini kurtarmanın telaşına düştü.

       Bir ülkenin siyasi, sosyal, kültürel ve ekonomik varlığı; geleceği o ülkenin gençlik denen cevherine bağlıdır. Bu nedenle ülkenin her şeyi bu gençliğin bakış açısında hayat bulmaktadır. Gençlik, yapı itibariyle bulunduğu ülkenin yumuşak karnıdır, kırılgan yapısıdır, hassas noktasıdır, vel hâsıl kırmızı çizgileridir. Öyle ki bütün sır gençlikte gizlidir.

       Bir ülkenin temelini oluşturan yapı taşları gençliktir. Gençler, beğeni, tutku ve giyim tarzlarıyla toplumun şekillenmesine, bireysel veya toplumsal tercihleriyle de ülke yönetimine yön vermektedir. Bu nedenle ülkeler gelecekle ilgili plan ve programlarını gençlikleri üzerine kurarlar.

       Bu amaçla, özellikle de bizim ülkemizde gençlik, göz ardı edilemeyecek kadar büyük bir kitle olup dikkat edilmesi gereken değil, dikkate alınması gereken aslî unsurdur.

       Genel anlamda gençlikten sorumlu yetkililer, özel anlamda da ebeveynler, bu neslin ağaç yaş iken eğilir, atasözünden hareketle eğitilmesi veya eğriltilmesi en kolay kitle olduğunu bilmelidir. Dolayısıyla gençliğe şartlar şekil vermektedir. Gençlik nakış nakış işlenebilecek bir kanaviçe gibidir. Önemli olan nakkaşın kim olduğudur. Gençlik, çok narin bir bakır tel de olabilir çelik bir demir de.   

       Aklı olan ancak fikri olmayan bir gençlik ne kadar tehlikeli ise fikri olan ancak aklı olmayan doldurulmuş beyinler de o kadar tehlikelidir. Çünkü her iki durumda da hareket kişinin kendisinde kumanda başkasındadır.

        Fiziksel ve zihinsel gelişimi birbirinden farklı kız ve erkek çocuklarımızın kendine has gelişim özellikleri olduğu bilinmelidir. Aksi halde kişisel sorunlarını ailesiyle paylaşmaktan çekinen ve yanlış anlaşılmaktan korkan bir genç, sorularına başka yerde çözüm arayacaktır. Yaş ve nesil farklılığını ön plana çıkaracak davranışlardan uzak durulmalıdır. Çeşitli ön yargılar nedeniyle onlara anlatmamız gerekenleri geçiştirmek onların beyinlerinin kötü emelleri olan başka insanlara kaymasına zemin hazırlamaktır.

       Büyükler olarak kendi kişisel değer yargılarımızı kontrol etmeliyiz. Onları, düşüncelerimizin uygulama alanı olarak görmemeliyiz. Genç kişisel egolarımızın tatmin aracı, yasaklarımızın uygulanıcısı değildir. Kısıtlamak onu bizden uzaklaştırır, serbestlik ise sorumsuzlaştırır. Öyleyse bilinçli bir kontrol en doğru olanıdır.

       Gençlik, bizim sadece çocuklarımızdır ancak ait olduğu ülkenin her şeyidir. Onları sanal âlemden gerçek hayata yönlendirebilmeliyiz. Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunamayacağını bu nedenle okumak gerektiği kendimizden hareketle onlara gösterebilmeliyiz. Gerçeği anlatmak yerine yaptıklarımızla onlara hayatı yaşatmalıyız. Birey olarak onlara sorumluluk yüklemeli ve karınca kararınca katkı sunmalarını sağlamalıyız. Onları çatışma ve kamplaşmaya götürecek her türlü söylem ve eylemlerden uzak durmalıyız.

       Bireyi değil birlikteliği ön plana çıkaran işlerde onları aktif etmeliyiz.   Bir türlü tatmin olunmayan bilgisayar oyunlarının önüne geçilmeli, kötü ve zararlı alışkanlık kazandırabilecek ortamlardan uzak tutmalıyız. Okuma zevk ve alışkanlığı kazındırmak suretiyle onları iyi bir okuyucu haline getirerek, söylenen değil, söyleyebilen bir nesil oluşturabilmeliyiz.
      
       Başarılı sonuçlar elde edebilmek ve arzu edilen hedefe ulaşabilmek için eldeki verileri iyi kullanmak gerekir. Öncelikle, olması gerekenden ziyade var olanı konuşmak ve aklın yolu birdir diyerek ortak yolu bulmak gerekir.
Damarlarındaki asil kanda muhtaç olduğu kudreti bulamayı bilmeyen bir neslin özenti deryasında ve benlik sorgusunda kaybolmaması mümkün değildir. Zira önemli olan bizim nasıl görünmeye çalıştığımız değil, nasıl göründüğümüz önemlidir. Benim olmayan kültürün içinde ben, ben değilimdir. 
  
       Anneler babalar, gençlik bir ülkenin nesidir? Sorusunu yeniden düşünelim. Büyüklerin kesin doğru ön yargısını kırması gerekir. Tecrübeler yeni bilgilere yön vermede kullanılmalıdır. Kuşaklar arasındaki mesafeyi çatışma alnı değil, birleşme alanı olarak değerlendirmek gerekir. Onlara yol gösterip yön tarifinde bulunmak yerine yolu birlikte çizmeli ve yolculuğu da paylaşmalıdır.

       Genç, bizden öğüt vermeyi değil; davranışlarıyla örnek olmayı bekler. İlim, fikir ve sanat etkinliklerine yönlendirilmeyen bir gençlik, ne düşündüğünü ifade edemeyen bir neslin temelini atar. Gençliğini kaybetmiş bir ülkenin başka kaybedecek bir şeyi yoktur.

       Gençler bilebilse; yaşlılar yapabilse
...
                                       Besim Atalay KORKMAZ
                                                                   (Eğitimci - Yazar)
                              E-posta: besimkorkmaz@hotmail.com
Köşe Yazıları
Kerim YAPAR
Besim KORKMAZ
Murat TURHAN
Düsüncelerinizi bizimle paylasin..
a
mevlana
a
konyadan canlı
Anasayfa - Mevlana- Konya resimleri-Konya linkleri-Konyaspor-Çatalhüyük -Ziyaretçi Defteri -Site ekle
Bizimkonya.com Copyright© 2007-2008 (İstanbul) Tüm hakları saklıdır.Site Kullanımı. Web tasarım MT dizayn